• +90 533 502 52 29
  • alper@breathmindsoul.org
  • Eğitim Mh. Poyraz Sk. Sadıkoğlu 3 İş Merkezi No:28/11 Kadıköy/İstanbul

Solunum Nedir, Nefes Nedir ?

 

Solunum, akciğerlere hava yolu ile oksijen alınması ve içerideki karbondioksitin akciğerlerden dışarı atılmasıdır. Solunum, bir beyin sapı reseptörü refleksidir. Nefes ise solunum yaparken sergilediğimiz bir davranıştır. Üst beynimiz (gelişken insan memeli beyni) aracılığı ile solunumumuza müdahale edebilir ve davranış olan nefesimizi disfonksiyonel hâle getirebiliriz. Disfonksiyonel nefes alışkanlıkları ile doğal nefesimizden uzaklaşıp, kişiliğimizi de nefesimizin bu hâline uyumluyoruz.

 

Doğal Nefes Nedir ?

 

Akciğerlerimizin en alt kısımlarını dahi doldurmak için diyafram kasını oldukça aşağıya doğru esneterek karın bölgesinden başlar. Nefes alış - verişleri arasında duraksama olmadan, beklemeden alınır. Nefes veriş kendiliğinden ve rahatça olur. Akciğerlerin işlevini TAM KAPASİTE ile yerine getirmesi doğal nefes ile mümkündür.

 

Nefesin Önemi

 

Tam kapasite ile nefes almadığımızda yaşam enerjimiz ve hücre yenilenme hızımız düşüyor. Hücreler sağlıksızlaşıyor ve oksijen eksikliğinden fiziksel seviyede anaerobik hastalıklara yakalanıyoruz. Nefes seansları sonrasında hücrelerdeki oksijen oranının artması ile bağışıklık sisteminiz güçleniyor ve kendiliğinden gelen doğal bir sağlık gözlemleniyor. Anaerobik hastalıklar yani oksijensiz ortamda gelişen hastalıklar. Psikosomatik hastalıklar, romatizmal hastalıklar, kanser ve türevleri, nodüller, tümörler bunların hepsi anaerobik hastalıklar sınıfında.

 

Doğal Nefesin Bozulması

 

Her insan doğal nefesi ile doğar. 2-7 yaş arası dönemde, sistemin genel kuralları, yaşanılan küçük-büyük travmalar, korumacı zihniyetli aile kodlamaları, yaşanılan coğrafyadaki inanç sistemleri ve bizim kendimizi bunlardan ibaret zannetmemiz ile limitleyici nefes alışkanlıklarına sebep olur. Heyecanlandığımızda, korktuğumuzda, endişelendiğimizde nefesimizi tutuyoruz. Nefes almayıp tuttuğumuz, durdurduğumuz bu anlarda nefesimizi bozuyor bedene oksijen alımını limitliyor ve nefesi tutmamıza neden olan o andaki duyguyu da bedenimize hapsediyoruz. Kişi, tüm bu davranışlar, kişilikler, şartlanmalar ile nefesini birleştirerek disfonksiyonel nefes alışkanlığına sahip olur. Nefes alışkanlıklarımız düşünce sistemimizi, yaşamı algılayış şeklimizi doğrudan etkiler. Çünkü bedenimiz, biz ne zaman doğal ve olması gerektiği gibi nefes almıyorsak, ne zaman nefesimizi tutuyor veya limitliyorsak negatiflikler üretmeye başlar ve sonucu negatif duygular, düşünceler, ihtimaller olur. Bu nefes alışkanlığı ile yaşamımız içerisinde bir oraya bir buraya savrulup duruyoruz. “Niye bunlar hep benim başıma geliyor?” “Niye işlerim hep ters gidiyor?”  “Niye tekrar tekrar hep aynı şeyleri yaşıyorum?” “Niye ilişkilerimde korktuğum başıma geliyor?” diye diye yaşıyoruz. Nefes seanslarından sonra nefes alışkanlığımız değişiyor ve nefes açılıyor. Yani kendi doğal nefesimize geri dönüyoruz.
Nefese izin vermek, müdahale etmemek DOĞAL NEFESTİR.

İletişime Geç